spIe188. İlginizi Çekebilir Ana Sayfa Sinema Sizler için editör kadromuzla en iyi 10 şizofreni filmini derledik. 10 Aralık 2021 12 Cum, 2021 319 tarihinde düzenlendi 207 kez okundu Okuma süresi 7dk, 43sn En İyi 10 Şizofreni Filmi İçindekiler1 1- Akıl Oyunları2 2 – Zindan Adası3 3 – Dövüş Kulübü4 4 – Memento5 5 – Siyah Kuğu6 6 – Deli ve Dahi7 7 – Sapık8 8 – Tiksinti9 9 – Kayıp Otoban10 10 – Amerikan Sapığı Kişilik Bozuklukları ve Akıl Hastalıkları sinemada çokça yer buluyor. İzleyicinin beynini yakan gerim gerim geren gelmiş geçmiş en iyi 10 Şizofreni filmini itinayla sizin için seçtik! İyi seyirler. 1- Akıl Oyunları Akıl Oyunları 2001’de ilk çıktığı zamanlar adından sıkça söz ettiren ve gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanan bu filmde John Nash adında melankolik ve asosyal bir matematik profesörünün başından geçen olaylara şahit oluyoruz. Ruslara karşı bir istihbarat örgütünde gizli şifreleri çözmek amacıyla Milli İstihbarat’a yardımda bulunmaya başlamasıyla hayatı çok farklı bir noktaya doğru değişmeye başlar. Gerçek ve hayaller zaman içinde birbirinin yerini almaya başlar. Orijinal Adı A Beautiful Mind Film Türü Dram, Gerilim Vizyon Yılı 2001 IMDB Puanı Film Süresi 2 Saat 15 Dakika IMDb’de İncele2 – Zindan Adası Zindan Adası Teddy Daniels isimli bir dedektifin Zindan Adası ismini taktıkları içinde bir akıl hastanesi bulunan yerleşim yerindeki cinayeti çözmek için gönderilmesiyle başlar film. Teddy ve en yakın dostu aynı zamanda partneri olan Chuck ile birlikte adanın gizli bölgelerine gittikçe kendi geçmişiyle ilgili yeni sırlar öğrenir. Adadaki herkese karşı bir şüphe duymaya başlayan Teddy’nin, her gün gördüğü halüsinasyonlardan ve kabuslardan kurtulmasının yolunun da yine Zindan Adası’ndan geçtiğini anlaması uzun sürmeyecektir. Orijinal Adı Shutter Island Film Türü Gerilim, Korku Vizyon Yılı 2010 IMDB Puanı Film Süresi 2 Saat 18 Dakika IMDb’de inceleyin3 – Dövüş Kulübü Dövüş Kulubü Bir sabun üreticisi ve aynı zamanda sinema makinisti olan Tyler Durden isminde hayatı fazla kafaya takmayan bir genç, depresyonda olduğunu fark ettiği bir adama yardım etme kararı alır. Onu evine davet eder. Tyler’in bir dövüş kulübü sahibi olduğunu öğrenen depresif adam, Tyler’in her dediğini yapmaya başlar. Geceleri yaşadığı ruhsal deneyimleri ona hayatı daha da sorgulatır. Filmin sonuna yaklaştığında büyük bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalır. Orijinal Adı Fight Club Film Türü Macera, Gerilim Vizyon Yılı 1999 IMDB Puanı Film Süresi 2 Saat 19 Dakika IMDb’de inceleyin4 – Memento Memento Memento denilen bir hastalığa sahip olan Leonard Shelby karısını öldürenleri bulmak için film boyunca mücadele eder. Ancak bu süreçte karşılaştığı en büyük zorluk çok ender rastlanan hastalığıdır. Bu hastalığından dolayı hemen her on beş dakikada bir hafızası silinir ve her şeyi yeniden anımsamak zorunda kalır. Bu yüzden vücudunun her yerinde hatıralarını yaşatması için yaptırdığı dövmeler vardır. Hem karısının katillerini bulmaya hem de hayatta kalmaya çalışan Leonard film boyunca izleyiciyi ekrana kilitlemeye başarır. Orijinal Adı Memento Film Türü Gerilim, Dram Vizyon Yılı 2000 IMDB Puanı Film Süresi 1 Saat 58 Dakika IMDb’de inceleyin5 – Siyah Kuğu Siyah Kuğu New York’ta annesiyle yaşayan ve hayatı yalnızca baleden ibaret olan Nina’nın, dans okulunda yaşadığı tuhaf ve korkunç olayları anlatan filmde Nina, bale yönetmeni Thomas Leroy’un yeni sezonda baş dansçısını değiştirmeye karar vermesiyle kendisini bir hırs oyununun içinde bulur. Annesi de eskiden bale yapan biri olduğundan bu konuda Nina’ya baskı yapar. Nina’nın baş dansçı olabilmesi için rakibi siyah kuğuyu alt etmesi gerekir. Bunun için bu yolda her şey mubahtır. Film boyunca bir yandan gördüğü tuhaf rüyalarla mücadele etmeye çalışır. Baş dansçı olabilmek için artık her türlü şeyi göze alır aksi takdirde delirmesine ramak kalmıştır. Orijinal Adı Black Swan Film Türü Gerilim, Dram Vizyon Yılı 2010 IMDB Puanı 8 Film Süresi 1 Saat 48 Dakika IMDb’de inceleyin6 – Deli ve Dahi Deli ve Dahi Gerçek bir hikayeden uyarlanan filmde onlarca dile hakim James Murray’nin Oxford için sıfırdan oluşturulmuş bir İngilizce sözlük çıkarması konu alır. Yaptığı plana göre yüksek okullarda okuyan herkesin gördüğü her farklı ve değişik kelimeleri postalayarak yollamasını ister. Böylece sözlük beklenenden daha kısa sürede tamamlanabilecektir. James Murray, eski askeri deneyimleri olan William Chaster’dan en büyük desteği alacaktır. Chaster bir şizofreni hastasıdır ve istemeden de olsa bir masumu öldürmüştür. Akıl hastanesinde durmadan kitap okuyan bu adamın en büyük tutkusu sözlüğü hazırlamak olacaktır. Bu ikili arasında zaman içinde bir dostluk oluşacak ve sözlüğü hazırlamak için var güçleriyle çabalayacaktır. Orijinal Adı The Proffessor and The Madman Film Türü Dram, Aile Vizyon Yılı 2019 IMDB Puanı Film Süresi 2 Saat 4 Dakika IMDb’de inceleyin7 – Sapık Sapık Çıktığı zamanlar ortalığı kasıp kavuran bu filmde çalıştığı bankada patronunun yüklü miktarda parasını kaçıran Marion’un gece konaklamak için gittiği otelde otelin sahibi Norman Bates’in annesi tarafından öldürülmesini konu alır. Yaşanan bu cinayetin üzerine Marion’un patronu ve dostları onu aramak ve bulmak için ellerinden geleni yapar. Bu esnada Otel ve Norman Bates hakkında ilginç bilgiler öğreneceklerdir. Orijinal Adı Psycho Film Türü Korku Vizyon Yılı 1960 IMDB Puanı Film Süresi 1 Saat 49 Dakika IMDb’de inceleyin8 – Tiksinti Tiksinti Hayatını yalnızca manikür yaparak kazanan Helen ismindeki içine kapanık bir genç kızın, kız kardeşinin erkek arkadaşıyla tatile gitmesi ve evde yalnız kalmasını konu alır. Başlarda sakin bir şekilde evde kalırken zaman içinde garip olaylar yaşamaya başlar. Öyle ki bir noktadan sonra gerçeklik algısını yitirmeye başlar. Orijinal Adı The Repulsion Film Türü Korku, Gerilim Vizyon Yılı 1965 IMDB Puanı Film Süresi 1 Saat 45 Dakika IMDb’de inceleyin9 – Kayıp Otoban Kayıp Otoban Los Angeles’te saksafon çalarak hayatını karısıyla birlikte idame ettiren Fred Madison’ın, kendisinin garip görünümlü bir adam tarafından kamerayla çekildiğini fark etmesiyle beraber başından geçen tuhaf olayları anlatır film. Garip kabuslar gören Fred, yaşadığı olayların sırrını çözmek için bilinçaltının derinlerine inmek ve bazı gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır. Orijinal Adı The Lost Highaway Film Türü Gerilim, Psikoloji Vizyon Yılı 1997 IMDB Puanı Film Süresi 2 Saat 15 Dakika IMDb’de inceleyin10 – Amerikan Sapığı Amerikan Sapığı Patrick Bateman isimli bir muhasebe çalışanının başından geçen olayları anlatan filmde Bateman, kadınları ve ihtişamı çok sever. Cinsel rahatsızlıkları vardır ve hırslı olmasından dolayı her şeyde en iyisi olmaya çalışır. Aynı zamanda birlikte olduğu kadınları öldüren bir katildir. Film boyunca seyircinin aklında daima sorular bırakan filmin finalinde herkesi dumura uğratan gerçek gün yüzüne çıkar. Orijinal Adı American Psycho Film Türü Macera, Gerilim Vizyon Yılı 2000 IMDB Puanı Film Süresi 1 Saat 42 Dakika IMDb’de inceleyinŞizofreni ve gerilim filmlerini seviyorsanız bu filmlerin hepsi size göre. Mısırınızı patlatıp filmlerin keyfini çıkartabilirsiniz. Post Views 207 Benzer Yazılar "Cebir" aşığı bir başka oyuncu da Leonardo Di Caprio olsa gerek. Daha önce Angelina Jolie ile ilgili olarak Cebir Aşığı yorumunu yapmıştım. Kendisini sıradan bir senaryoda izlemenin imkanı yok. Ne kadar karışık film var, hepsini bulup çıkarıyor. Ama nasıl oluyorsa hepsi de çok iyi filmler oluyor. Beyefendiyi yine karman çorman bir şaheserde, 2011 yapımı "Zindan Adası" Shutter Island adlı filmde izledik. Filmimize bir bakalım. Zeki ve başarılı bir polis şefi olan Teddy Daniels, Zindan Adasındaki Ashecliffe Akıl Hastanesinde yatmakta olan bir akıl hastasının ortadan kaybolması meselesiyle ilgili olarak görevlendirilir. Şef Teddy, bulantılı bir gemi yolculuğundan sonra gizemli ve depresif bir yer olan Zindan Adasına ulaşır. Bir akıl hastasının, böylesine korunaklı bir yerden nasıl kaçtığı sorusu, Teddy'nin aklını daha ilk dakikalardan karıştırır. Teddy, hemen işe girişir. Mıntıkayı gezer, personeli sorgular, diğer hastaları inceler, vb. konuyla ilgili ipuçları yakalamaya çalışır. Ancak arşivleri deşmesine izin verilmeyen Teddy, bir de elektrik kesilmesi sonucu başka hastaların da kaçtığını öğrenince, herkesten şüphe etmeye başlar. Filmin yazarı Avatar'ın yapımcılarından olan Laeta Kaedridis. Bu denli güçlü bir filmin bir roman uyarlaması olduğunu söylemeye gerek yok herhalde. Hem de kitabın yazarı, "Gizemli Nehir" Mystic Riverın da yazarı olan Dennis Lehane. Gizemli devam edip sürprizli biten film gerçekten çok güzel. Filmi mutlaka izleyin. Ama kafanız sakinken, cep telefonunuz kapalıyken ve çocuklarınız uyurken. Zira bu gizlemli filmi anlamak, başka türlü pek mümkün gözükmüyor. Hayata İyi Seyirler... Leonardo DiCaprio kesinlike takdire şayan bir oyuncu. Şu zamana kadar yer almış olduğu filmler de bunu kanıtlar özellikte. İçerisinde yer almış olduğu her filmimizde işini layığıyla icra eden DiCaprio 2015 yılındaki The Revenant filmi ile beraber uzun süredir hak etmiş olduğu Oscar ödülünü almış oldu. Bu yazımızın mevzusu ise gene DiCaprio’nun meşhur filmlerinden önde gelen Zindan Adası hakkında. Orjinalinde Dennis Lehane’in romanlarından biri olarak piyasaya çıkan Zindan Adası’nın bu kadar başarıya ulaşmış olacağını kim tahmin edebilirdi ki? Zindan Adası’nın gizemli öyküsünün bizi ekran başına kitlemesinin üstünden tamı tamına 12 yıl geçti ve hala duyduğunuzda şaşırabileceğiniz ve merak edeceğiniz unsurları mevcut. Martin Scorsese yönetmen koltuğunda oturduğu- Mark Ruffalo ve Leonardo DiCaprio’nun iki polis memurunu canlandırdığı filmimizde Rachel Solando adlı bir akıl hastasının kaybolması üstüne iki polis memuru birçok tehlikeli akıl hastasının bulunmuş olduğu Zindan Adası’na vakası soruşturmak için gönderilir. Tahmin edeceğiniz suretiyle ikilinin adaya gelişi ile beraber esrarengiz olaylar da ardı ardına baş göstermeye adım atar. Şimdi Zindan Adası hakkında derlediğimiz bazı bilgilere yakından bakalım. Zindan Adası hakkında muhtemelen daha ilkin duymadığınız bilgiler Mark Ruffalo aslına bakarsak kadroda yoktu Leonardo DiCaprio haricinde 2. polis memuru için hemen hemen karar verilmemişken akıllardaki ilk düşünce Mark Ruffalo değildi. Fakat Mark Ruffalo’nun yönetmen Martin Scorsese’ye bir fanatik mektubu yollaması üstüne işler aniden değişti. Mektubunda efsaneleşmiş yönetmene 20 senelik oyunculuk yaşamını büyük bir hayranlıkla takip ettiğini bu sebepten dolayı da bu rolde kendisi ile beraber emek harcamayı arzuladığını belirten meşhur oyunu Mark Ruffalo’nun mektubu amaçladığı başarıyı elde etmiş benzer biçimde gözüküyor. Ilkin çıkan film aslına bakarsak The Wolf of Wall Street olacaktı Martin Scorsese, Leonardo DiCaprio ile beraber Zindan Adası projesine girmeden ilkin The Wolf of Wall Street üstünde emek harcamayı düşündüler. Fakat işler düşündükleri kadarı planlı bir halde gitmedi ve Wolf of Wall Street projesi finansal açıdan bir çıkmaza girdi. Durum bu şekilde olunca da Zindan Adası projesinin arkasında 2. film olarak kaldı. İşler planlandığı benzer biçimde gitseydi The Wolf of Wall Street daha erken gün yüzüne çıkan bir film olacaktı. Zindan Adası’nı fazlaca daha erken bir zamanda izleyebilirdik Yazar Dennis Lehane’in kitabı çıkmış olduğu zamanda oldukça rağbet görmüştü. Kitabın hikayesi bir tek okurları değil, bu mevzu üstünden bir proje oluşabileceğini düşündükleri için Columbia Pictures’ında ilgisini çekmişti. Columbia Pictures romanın haklarını yayınlandığı tarih 2003’te satın aldı. Columbia Pictures işe süratli bir halde girişmiş olmalarına karşın ileriki zamanlarda seçenekler üstünde doğru bir halde karar veremediler ve haklar tekrardan Dennis Lehane’in eline geçti. Dennis Lehane bu seferde hakları Phoenix Pictures’a sattı ve yapım şirketi senarist Laeta Kalogridis ile anlaşıp zamanının efsaneleşmiş filmlerinden önde gelen Zindan Adası’na yaşam vermiş oldu. Martin Scorsese filmin ilk yönetmeni değildi Yönetmen koltuğunda ilk oturan isim Martin Scorsese değildi. Meşhur film ilk meydana getirilen planlarda Wolfgang Peterson’ın yöneteceği bir film olarak tasarlandı. Fakat yaratı sahibi Dennis Lehane’in konusunda gişe rekorlarına oynamak için fazlaca fazla değişim yapılınca projenin haiz olduğu yinelemesi ziyan oldu ve bu durumdan vazgeçildi. Kafalarda olan başka bir isim ise David Fincher’dı fakat görünen o ki evde meydana getirilen hesap çarşıya uymamış. Martin Scorsese’in esin almış olduğu film Yönetmen Martin Scorsese, Daily Telegraph’a Mark Ruffalo ve Leonardo DiCaprio’nun rolleri için gösterdiği aslolan ilhamın 1944 senesinde çıkmış olan Laura adlı bir filmden bulunduğunu bahsetti. Meşhur yönetmen “Noir” temalı filmlere olan ilgisinden de extra olarak bahsetti. Bununla beraber ve ruh hali ve ton olarak örnek almış olduğu filmler ise Laura’ya kıyasla oldukça değişik. Bahsi geçen 2 film 1940’larda RKO Pictures için çekilen 2 düşük bütçeli yapım olan Cat People ve I Walked With a Zombie. Bağdaştırılan filmler birbirlerinden değişik olsa da Zindan Adası için alınan esin kaynakları bir fazlaca işe yaramış benzer biçimde görünüyor. Küçücük ince detaylar Leonardo DiCaprio’nun canlandırdığı Teddy karakterinin kullandığı tükenmez kalem bir Parker Jotter. Filmin zamanı olarak canlandırdığı 1954 senesinde piyasaya çıkan Parker Jotter, tükenmez kalemlerin doğuşunu gerçekleştiren marka desek yalan olmaz. İlk, güvenilir tükenmez kalemlerden önde gelen Parker Jotter, kısa sürede dolma kalemlerin modasının geçmesini sağlamıştı. DiCaprio’nun karakterinin de hakikaten aynı kalemi kullanımı küçük fakat atmosferi güzel anlamda etkileyen bir detay. Film ve kitap arasındaki fark Spoiler Uyarlanan film ile kitap arasındaki en temel fark Spoiler uyarısı, DiCaprio’nun karakteri karısını öldürmüş olduğu için Ashecliffe’de hapsedilen katil Andrew Laeddis olduğu ortaya çıkınca DiCaprio’nn karakteri Dr. Sheehan’a şunları söyler “Bu yer beni hangisinin daha fena bulunduğunu merak ettiriyor. Bir canavar olarak yaşamak mı? Yoksa iyi bir adam olarak ölmek mi?” kitaplarda yer almayan bu replik filmin sonunun oldukça vurucu olmasını sağlarken bununla birlikte sonun belirsiz olmasına da sebep oluyor. Laeddis fazlaca kurnaz biri olduğundan aslına bakarsak rol mu yapıyor? Yoksa hakikaten aklını kaybetmiş olduğu noktaya vardı mı? Filmin gişe ve kazanç rekoru Filmin başarıya ulaşmış olacağına dair güvenler tamdı fakat film gösterime girdiğinde hepimiz için şaşırtıcı bir netice oldu. Gişe hasılatında 41 milyon dolar icra eden film meşhur yönetmen Scorsese için şimdiye kadarki en iyi gişesini sağlamış oldu. Film sinemalardan kalkmaya başladığında ise son sayılar hakikaten takdire şayendi. Sonunda film 294 milyon kazanç yapmış oldu ve kendi zamanının en fazlaca kazanç icra eden filmlerinden biri oldu. Doğal ki gişe rekoru da, kazanç rekoru da Zindan Adası’ndan 3 yıl sonrasında çıkan The Wolf of Wall Street tarafınca kırıldı. Oscar talibi olmayan tek film Leonardo DiCaprio’nun uzun süreler süresince Oscar kazanamamış olması artık her insanın canına tak etmişti. Her neyse ki Revenant ile her şey tatlıya bağlandı. Fakat meşhur oyuncunun Oscar ile olan problemi Zindan Adası’na kadar dayanıyor. Scorsese ve DiCaprio’nun birlikte çalışmış oldukları tüm filmler içinde Zindan Adası Oscar adaylığı gösterilmeyen tek film oldu. Zindan Adası Filmi Hakkında 12 Gizemli Bilgi 2010 yılında vizyona giren en iyi korku film ödülü bulunan ve adını en iyi korku filmleri arasına yazdırmayı başaran Zindan Adası filmini inceledik. İnceleme film içeriğimizde senaryosu ile dikkatleri üzerine çeken Zindan adası filmi hakkında bilinmeyenleri, filmin konusunu ve kullanıcı yorumlarını derledik. İşte Zindan Adası hakkında gözden kaçan detaylar. Zindan Adası Filmi Hakkında Bilinmesi Gerekenler Zindan Adası Hakkında Kullanıcı Yorumları Zindan Adası Oyuncuları Leonardo DiCaprio Mark Ruffalo Zindan Adası Filmi Hakkında Bilinmesi Gerekenler 1. Martin Scorsese çektiği Zindan Adası filmini 2010 yılında Dennis Lehane’nin yazdığı romandan esenlenerek ortaya çıkarmıştır. Leonardo DiCaprio oynadığı Edward Daniels karakteri filmde 67 numaralı hastayı aramaya çalışmaktadır. Bu 67 numaraya sahip olan hastanın adı Andrew Laeddis’dir. Hastanın isminde bulunan harfleri değiştirildiği zaman DiCaprio’nun oynadığı dedektifin ismi meydana gelmektedir. 2. Akıl Hastanesinin girişinde gözüken tabelanın üzerinde bulunan yazı “Remember us for we too have lived, loved and laughed.” cümlesi Medfield şehrindeki Vine Lake Mezarlığı’ndan alıntılanmıştır. Yazının amacı ise 1918 yılında ortaya çıkan 100 milyon kişinin öldüğü İspanyol gribi nedeniyle yazılarak tarihe damga koymuştur. 3. Edward Daniels adaya geldiği an bir anne ve çocuğun ölüme bırakılmış bedenlerini görür. Bu anı Daniels aklından çıkaramaz ve zaman zaman gördüğü durum zihninde canlanarak rahatsız olmaktadır. Daniels karakteri aslında bir Amerikan ordusunda askerdir. İkinci Dünya Savaşına gittiği gün karısıyla çocuklarını bırakmak zorunda kalmıştır. 4. Daniels’ın savaşta yaşadıkları tamamen gerçek yaşantıdan alınmıştır. Daniels karakterinin aklına gelen bedenler Almanya’nın ilk kurmuş olduğu Dachau toplama kampında tutulmaktadır. Bu kamp içerisinde Amerikan askerlerinin söylemlerine göre çok fazla sayıda masum insanın hayatını kaybetmesine ses çıkartmamışlardır. 5. 1940 yılında yaşayan ölüm makinesi William Heirens C bloğunda şöyle bağırmıştır “Stop me before I kill more.” sözleridir. 17 yaşındaki şizofren hastası William, işlediği cinayetleri başkasının üstüne iftira atarak suçunu saklayarak yakalanma süresini böylelikle uzatmaktadır. 6. DiCaprio’nun hayat verdiği Daniels, sigarası için kibrit taşımaz ve her zaman yanında bulunan arkadaşları sigarasını yakmaktadır. Daniels bilerek çıkarttığı yangın karısının ölümüne neden olduğu için kendisine güvenilmemektedir. İlerleyen zamanlarda hastanede tedavi sonuç veriyor ve Daniels orada kibrit alıyor. Bunu C blok içerisinde yaparak, karakterin yaşadıklarını unuttuğunu bilindiği için deneyin sonuç verdiğini düşünerek güvenilmiştir. 7. Romandan alıntı yaparak çekilen film için aslında yönetmen seçiminde ilk olarak David Fincher düşünülmüş fakat yapım ekibi Martin Scorsese ile anlaşmıştır. Yönetmen Scorsese, Leonardo DiCaprioyu isteyerek birlikte çalışmak istediğini söyleyerek Chuck Aule karakteri için isim arayışlarına başlamışlar. Akıllarına ilk gelen isimler ise Robert Downey Jr. ve Josh Brolin aktörleri gelse bile en son kararlarını Mark Ruffalo’da vermişlerdir. 8. Mark Ruffalo, Martin Scorsese’ye karşı hayranlık duymaktadır. Mark bu filmde role sahip olduğu mutluluğu ve hayranlık duygusunu göstermek için uzun bir hayran mektubu yazmıştır. 9. Film içerisinde kasıtlı olarak yapılmış olan devamlılık hataları ve final sahnesi için küçük ayrıntılara yer verilmiştir. Mesela bir sahnede kadın suyu sağ tarafıyla içerken diğer sahnede sol elinde bulunmaktadır. Rachel’in giydiği hırkayı farklı sahnede diğer Rahcel karakterinin üzerinde görünmesi gibi örnekler vardır. 10. Filmin atmosferini Martin Scorsese ortaya çıkarmış olsa bile filmin duygularının gotik edebiyatından çıktığını belirtmiştir. Martin Zindan Adası için birçok filmden etkilendiğini dile getirmiştir. Bu filmler Laura, Out of the Past ve Let There Be Light yer almaktadır. 11. Scorsese ve DiCaprio ikilisinin birlikte çalıştığı diğer filmler Oscar’a aday gösterilmiştir. Fakat Zindan Adası filminin hiçbir Oscar adaylığı yoktur. Fakat Zindan Adası Scorsese’nin en yüksek gelir ettiği filmdir. Amerika’da ilk hafta sonunda yaptığı hasılat $ milyon dolar olarak kayıtlara geçmiştir, tüm dünyada ise $293 milyon dolar elde etmiştir. Bu elde edilen gelir rekoru daha sonra The Wolf of Wall Street ile yeniden kırılmıştır. 12. Martin ve DiCaprio Zindan Adası filminden önce The Wolf of Wall Street filmini çekmek istediler ancak, ellerindeki bütçe belirli olduğundan çekimler başka bir zamana ertelemişler. Zindan Adası Hakkında Kullanıcı Yorumları 👤 Sizi meraklandıracak, düşünderecek bir film arıyorsanız kesinlikle izleyin derim. Filmi izledikten sonra bile ne olduğunu çözemedim. Açıkcası film çok gereksiz uzatılmıştı. Bana sıkıcı geldi. Bu tarz filmleri çok sevmediğimden gerek olsa. Ama izlenebilir güzel bir film. Ayrıca gerçek hayatta böyle şeyler oluyor mu acaba? Diye de düşündürüyor. Umarım olmuyordur. Ahmet K. 👤 Hayatımda izleyip izleyebileceğim film veya diziler arasında en iyisi kesinlikle mükemmel bir film leonun oyunculuğu zaten eleştirilere kapalı. Ama tek b ir sorun var oda şu ki filmin süresi 2 saat olmasına rağmen kısa geldi. Zindan adası 2 neden yok Edanur S. 👤 Bakın arkadaşlar ben çok zeki bir insansın size gerçeği açıklıyorum leo kesinlikle Dell değildir nokta ötesi yok artık içiniz rahat etsin not leo kundakçısının hapis yattıktan sonra ortadan kaybolduğunu söylüyor gerisini siz düşünün. Taha D. 👤 Fazlasıyla harikaydı ya film bitti ama hâlâ sorguluyorum. Psikolojikmen insanı allak bullak eden bir film. Sonundan da emin olabilseydim keşke. Gerçekten deli miydi yoksa deli olduğuna mı inandırıldı? Anlayan varsa anlatsın lütfen. Reyhan K. 👤 Çok güzel psikolojik gerilim filmi izlemek istiyorsanız mutlaka izleyin. Konu ile ilgili sürekli zihniniz çalışmak zorunda kalıyor ve film sizi istediği gibi yönlendiriyor. Size duyguları yaşamak kalıyor. Merak gerilim, öfke. Ahmet A. 👤 Film gizemli filmler arasında öne çıkan yapıtlardan bir tanesi. Filmin her saniyesini çok iyi takip etmeniz lazım ki filmin sonunu anlaya bilesiniz. Gerçekten Leonardo DiCaprio yonun titanic inception gibi ünlü başyapıtlarını aratmayacak bir film diyebiliriz. A** T** 👤 Leonardo yine mükemmel bir oyunculuk çıkarmış. İlk başlarda filmde olanları tam olarak anlayamıyorsunuz fakat film ilerledikçe ne kadar kusursuz bir olay örgüsünün içinde olduğunuzu fark ediyorsunuz. İzlenmesi gereken bir film. 8/10 Zekeriya L. 👤 Güzel bir şizofreni filmiydi tabi akıl oyunları kadar asla olamaz ama izlenebilecek türdendi...Filmin sonunda bütün sorular cevabını buluyor ve o zamana kadar durumu tam olarak kestiremiyorsunuz bu nedenle bence etkileyici bir film olmuş hatta kesinlikle izlenmeli diyebilirim. 10/ Suadiye K. Zindan Adası Oyuncuları Leonardo DiCaprio Amerikalı oyuncu Zindan Adası filmi içerisinde Teddy Daniels karakterini canlandırmaktadır. DiCaprio üstün oyunculuk performansı ile karakterin yaşadıklarını izleyiciye hissettirmektedir. Mark Ruffalo Daha çok Avengers’da Hulk karakteri ile tanınan Amerikalı oyuncu Mark Ruffalo, Zindan Adası filminde ise Chuck Auile rolünde oynamıştır. Bu filmde aldığı rol için mutlu olduğu dile getirmişti.

zindan adası 2 ne zaman çıkacak