NuYLgF. Skip to content Tüp Mide Ameliyatı Günümüzde obezite ameliyatları arasında en sık yapılan yöntem tüp mide sleeve gastrektomi ameliyatıdır. Tüp mide ameliyatı genel anestezi altında kapalı yöntem laparoskopik olarak gerçekleştirilir. Üç veya dört adet en küçüğü 0,5 cm, en büyüğü 2 cm’lik kesilerden karna girilerek ameliyat yapılır. Bu küçük kesilerden birinden kamera yerleştirilir ve görüntü ekrana aktarılır. Diğer kesilerden de ameliyat yapılır. Midenin genişleyen, yaklaşık %75’lik bölümü titanyumdan oluşan özel zımbalarla zımbalanıp kesilir ve dışarı çıkarılır. Midenin fundus bölümünden üretilen “ghrelin” adlı iştah hormonu salgılanır. Bu fundus bölümü de tamamen çıkarıldığı için ameliyat sonrası dönemde iştah azalır. Mide hacmi de çok azaldığı için az miktarda gıda ile doyulur ve bu şekilde etkili kilo kaybı sağlanmış olur. Bir yıllık süreçte kişi fazla kilosunun %70-80’ini kaybeder. Öncelikle bariatrik diyetisyen ve bariatrik cerrah tarfından detaylı bir şekilde hasta değerlendirilir. Ameliyata uygun olan kişiler ameliyat öncesi geniş kapsamlı testlerden geçirilir ve diğer hekim konsültasyonları yapılır. Ameliyata uygun olanlar en uygun ameliyat yöntemi ile ameliyat edilir. Ameliyat sonrası 4-5 saat sonra hasta yürütülür. Hastanede 1-3 gün yatılır. Taburcu olunan gün günlük yaşantıya dönüş yapılır. 1-2 hafta içerisinde yaptığı işe göre iş başı yapılabilir. Masa başı işi olanlar taburcu olduğu gün dahi çalışabilir. Ameliyat sonrası dönemde beslenme kilo kaybı ve kontrolü açısından çok önemlidir. Ameliyat bittikten 6 sonra hasta su içmeye başlar. Birinci gün tanesiz çorba içmeye başlar. İlk 15 gün sıvı, ikinci 15 gün püre dönemidir. Birinci aydan sonra normal katı gıdaya geçilir. Ameliyatın riskleri oldukça azdır. En çok korkulan risk kaçak riskidir. Kaçak mide zımba hattında bir açıklık meydana gelip buradan mide içeriğinin karın boşluğuna akması ve akabinde burada infeksiyon oluşmasıdır. Bu durum kontrol altına alınamadığı veya geç müdahale edildiği durumlarda istenmeyen sonuçlar doğurabilmektedir. Kaçak riski ilk bir ay görülebilmektedir. Kanama ameliyat sonrası dönemde az da olsa görülebilmektedir. Daha çok ilk birkaç gün olmaktadır. Bunların da çoğu kendiliğinden durmaktadır. Çok az bir kısmı müdahale gerektirmektedir. Son olarak akciğere kan pıhtısı atma emboli riski vardır. Bunu önlemek amaçlı ameliyattan bir gece önce düşük molekül ağırlıklı heparin kan sulandırıcı iğne başlanır ve 10-30 gün devam edilir. Ameliyat öncesi emboli çorabı giydirilir ve ertesi gün çıkarılır. Ayrıca ameliyat sonrası 4-6 saat sonra hasta yürümeye beşlar ve sık yürüyüşler de emboli riskini azaltır. Kimler Tüp Mide Sleeve Gastrektomi Ameliyatı Olabilir ? – Yaşı 16-70 arası olanlar,– 40’ın üzerinde Vücut Kitle İndeksi Beden Kütle İndeksi olanlar,– VKİ 35-40 arası olup, ek hastalığı olanlar diyabet, tansiyon, kolestrol, uyku apnesi vb.– VKİ 30-35 arası olup, şeker hastalığı ve/veya metabolik sendromu olanlar,– Son 6 aydır diyet ve sporla kalıcı olarak kilo veremeyenler,– Obezitesi herhangi bir hormonel bozukluğa bağlı olmayanlar,– İleri derecede kalp ve/veya akciğer yetmezliği olmayanlar,– Aktif psikolojik hastalığı olmayanlar,– Alkol ve madde bağımlılığı olmayanlar Günümüzde obezite ameliyatları arasında en sık yapılan yöntem tüp mide sleeve gastrektomi ameliyatıdır. Tüp mide ameliyatı genel anestezi altında kapalı yöntem laparoskopik olarak gerçekleştirilir. Üç veya dört adet en küçüğü 0,5 cm, en büyüğü 2 cm’lik kesilerden karna girilerek ameliyat yapılır. Bu küçük kesilerden birinden kamera yerleştirilir ve görüntü ekrana aktarılır. Diğer kesilerden de ameliyat yapılır. Midenin genişleyen, yaklaşık %75’lik bölümü titanyumdan oluşan özel zımbalarla zımbalanıp kesilir ve dışarı çıkarılır. Midenin fundus bölümünden üretilen “ghrelin” adlı iştah hormonu salgılanır. Bu fundus bölümü de tamamen çıkarıldığı için ameliyat sonrası dönemde iştah azalır. Mide hacmi de çok azaldığı için az miktarda gıda ile doyulur ve bu şekilde etkili kilo kaybı sağlanmış olur. Bir yıllık süreçte kişi fazla kilosunun %70-80’ini kaybeder. Öncelikle bariatrik diyetisyen ve bariatrik cerrah tarfından detaylı bir şekilde hasta değerlendirilir. Ameliyata uygun olan kişiler ameliyat öncesi geniş kapsamlı testlerden geçirilir ve diğer hekim konsültasyonları yapılır. Ameliyata uygun olanlar en uygun ameliyat yöntemi ile ameliyat edilir. Ameliyat sonrası 4-5 saat sonra hasta yürütülür. Hastanede 1-3 gün yatılır. Taburcu olunan gün günlük yaşantıya dönüş yapılır. 1-2 hafta içerisinde yaptığı işe göre iş başı yapılabilir. Masa başı işi olanlar taburcu olduğu gün dahi çalışabilir. Ameliyat sonrası dönemde beslenme kilo kaybı ve kontrolü açısından çok önemlidir. Ameliyat bittikten 6 sonra hasta su içmeye başlar. Birinci gün tanesiz çorba içmeye başlar. İlk 15 gün sıvı, ikinci 15 gün püre dönemidir. Birinci aydan sonra normal katı gıdaya geçilir. Ameliyatın riskleri oldukça azdır. En çok korkulan risk kaçak riskidir. Kaçak mide zımba hattında bir açıklık meydana gelip buradan mide içeriğinin karın boşluğuna akması ve akabinde burada infeksiyon oluşmasıdır. Bu durum kontrol altına alınamadığı veya geç müdahale edildiği durumlarda istenmeyen sonuçlar doğurabilmektedir. Kaçak riski ilk bir ay görülebilmektedir. Kanama ameliyat sonrası dönemde az da olsa görülebilmektedir. Daha çok ilk birkaç gün olmaktadır. Bunların da çoğu kendiliğinden durmaktadır. Çok az bir kısmı müdahale gerektirmektedir. Son olarak akciğere kan pıhtısı atma emboli riski vardır. Bunu önlemek amaçlı ameliyattan bir gece önce düşük molekül ağırlıklı heparin kan sulandırıcı iğne başlanır ve 10-30 gün devam edilir. Ameliyat öncesi emboli çorabı giydirilir ve ertesi gün çıkarılır. Ayrıca ameliyat sonrası 4-6 saat sonra hasta yürümeye beşlar ve sık yürüyüşler de emboli riskini azaltır. Kimler Tüp Mide Sleeve Gastrektomi Ameliyatı Olabilir ? – Yaşı 16-70 arası olanlar,– 40’ın üzerinde Vücut Kitle İndeksi Beden Kütle İndeksi olanlar,– VKİ 35-40 arası olup, ek hastalığı olanlar diyabet, tansiyon, kolestrol, uyku apnesi vb.– VKİ 30-35 arası olup, şeker hastalığı ve/veya metabolik sendromu olanlar,– Son 6 aydır diyet ve sporla kalıcı olarak kilo veremeyenler,– Obezitesi herhangi bir hormonel bozukluğa bağlı olmayanlar,– İleri derecede kalp ve/veya akciğer yetmezliği olmayanlar,– Aktif psikolojik hastalığı olmayanlar,– Alkol ve madde bağımlılığı olmayanlar Aşırı şişman olup obezite sorunu yaşayanlar için tüp mide ameliyatı ya da Gastrik By-Pass öneriliyor. Tüp mide ameliyatı ve Gastrik By-Pass olabilmek için vücut kitle indeksinin 35 ve üzerinde olması ve en az 16 yaşında en fazla 65 yaşında olmak gerekiyor. Peki tüp mide ameliyatı ile Gastrik By-Pass arasındaki fark nedir hangisi daha iyi sonuç veriyor? Abone ol Türkiye’de her 3 kişiden 1’i obez ve bu konuda dünya genelinde ilk 10 ülke arasındayız. Hızla artan aşırı şişmanlığın en önemli nedeni fast food yiyecekleri ve haraketsiz yaşam. Yapılan araştırmalar yemek yedikçe beynin seratonin salgıladığını gösteriyor. Bu da obeziteyi sigara gibi bir bağımlılık haline getiriyor. Aşırı şişman olup da kilo veremeyenler için geriye tek bir çare kalıyor o da tüp mide ameliyatı ya da Gastrik By-Pass ameliyatı olmak. Bunun için en az 16 yaşında en fazla 65 yaşında olmak gerekiyor. Ayrıca vücut kitle indeksiniz 35 ve üzerinde olmalı. Peki tüp mide ya da gastrik by pass zayıflama ameliyatları arasındaki fark nedir hangisi daha iyidir? İşte iki ameliyatın özellikleri; Mide küçülten Tüp mide ameliyatı nedir Sleeve Gastrektomi Tüp mide ameliyatı olarak bilinen bu yöntemde midenin belli bir bölümü cerrahi olarak çıkarılıyor ve geriye tüp şeklinde bir mide bırakılıyor. Ameliyattan sonra küçük hacimlerde alınan yiyecekler hastada doygunluk hissi yaratıyor ve bir süre sonra bu tokluk, iştah kaybına dönüşüyor. Ayrıca midenin açlık hormonu salgılayan bölümü de çıkarıldığı için hastada açlık hissi oluşmuyor. Oldukça kolay bir operasyon olan bu yöntemde, komplikasyon oranları oldukça düşüktür. Ameliyattan sonraki birkaç yıl içinde kilo fazlasının %60 - 70’inin kaybedilmesi beklenir. Gastrik By-Pass nedir ; Cerrahi sonrası uzun dönemde kilo alımı olursa kişiye uygun gastrik baypass cerrahi tiplerini uygulamak da mümkün. Operasyonun faydaları vücut ağırlığınızın önemli bir kısmının kaybı ile birlikte, ilk bir iki yılda ortaya çıkıyor. Kilo kaybedildikçe yüksek kolesterol, yüksek tansiyon ve diyabet gibi şişmanlıkla ilişkili sağlık problemleri kaybolmaya veya en azından düzelmeye başlıyor. Bu sayede, hastaların tamamına yakını aldıkları pek çok ilacı tamamen bırakır veya en azından dozunu azaltırlar. Zayıflamaya bağlı olarak emosyonel durumda da belirgin düzelme görülür, sosyal ve cinsel hayattaki düzelmeler bunu takip eder. Obez olduğumu nasıl anlarım? Bu noktada en önemli tanı yöntemi vücut kitle endeksinin hesaplanmasıdır. Eğer vücut kitle endeksi 30’un üzerinde ise kişi obez olarak tanımlanır. Diğer bir tanı yöntemi ise bel-kalça oranıdır. Erkeklerde bel çevresinin kalça çevresine oranının 1'den fazla olması kadınlarda ise fazla olması kilolu ya da obezitenin göstergesi olarak kabul edilir.

tüp mide ameliyatı olup kilo veremeyenler