nWjg. Kanundaki Bir hayvana çarpan ve ona zarar veren sürücü, onu en yakın veteriner hekim ya da tedavi ünitesine götürmek veya götürülmesini sağlamak zorundadır ifadelerinin yer aldığı iddianamede, şüphelinin tamponunu kontrol ettikten sonra uzaklaştığı Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede Hayvanları Koruma Vakfı Genel Başkanı Erman Paçalı'nın 28 Kasım 2021'de savcılığa müracaat ederek Silivri Balaban Mahallesi Çamlıktepe Sokak'ta otomobiliyle köpeğe çarpan sürücünün olay yerinden kaçtığını ihbar ettiği anlatıldı.'OTOMOBİLİN TAMPONUNU KONTROL EDİP YOLA DEVAM ETTİ'İhbar üzerine soruşturma başlatıldığı kaydedilen iddianamede, olay yerinin incelenen kamera görüntülerinde seyir halinde olan 34 MHT 27 plakalı otomobilin sürücüsünün yolda duran köpeğe çarptığı, otomobilden inerek aracının ön kısmını kontrol ettiğini ve yola devam ettiğinin görüldüğü belirlendi.'KÖPEĞİN ANİDEN ÇIKTIĞINI İDDİA ETTİ'Otomobil sürücüsü Cebrail Y.'nin ifadesine de yer verilen iddianamede, Cebrail Y.'nin ortalama 15-20 kilometre hızla seyir halindeyken köpeğin aniden önüne çıktığını iddia ettiği hatırlatıldı. Şüphelinin ifadesinde otomobilden indiğini fakat köpeğin koşarak kaçtığını, kendisinin köpeğe müdahale edemediğini ifade ettiği belirtildi. 'YÜKÜMLÜLÜĞÜNE AYKIRI EYLEM GERÇEKLEŞTİRDİ'İddianamenin değerlendirme kısmında şüphelinin olayın kazayla olduğunu öne sürdüğü fakat gerçekleştirdiği çarpma eylemi neticesinde hayvanın hayatı ile ilgili tehlike doğacağını öngörebilir olduğu vurgulandı. Değerlendirme kısmında 5199 Sayılı Kanunu'nun 21. maddesinde yer alan Bir hayvana çarpan ve ona zarar veren sürücü, onu en yakın veteriner hekim ya da tedavi ünitesine götürmek veya götürülmesini sağlamak zorundadır ifadeleriyle kişilere kanuni bir yükümlülük yüklendiği hatırlatıldı. Şüphelinin söz konusu yükümlülüğe aykırı olarak ve neticeyi öngörmesine karşın olayın gerçekleşmesine aldırmayarak çarpma ve olay yerini terk etme eylemlerini gerçekleştirdiği yaralanan köpeğin Hayvanları Koruma Vakfı Genel Başkanı Erman Paçalı tarafından veterinere götürüldüğü fakat tedavi gördüğü 23 Aralık 2021 tarihinde öldüğü de YILA KADAR HAPSİ İSTENDİİddianamede şüpheli Cebrail Y.'nin Evcil hayvanı kasten öldürme suçundan 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle cezalandırılması istendi. Hazırlanan iddianamede Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. Tutuksuz şüpheli önümüzdeki günlerde hâkim karşısına çıkacak.'BU KARAR EMSAL BİR KARARDIR'Hayvanları Koruma Vakfı Avukatı Nilay Öndül Kalaman, Bu bir emsal karar teşkil etmekte, şu açıdan 5199 sayılı kanunda bir hayvana çarpmak ve yaralanmasına sebebiyet vermek, çarpan kişinin hayvanın en yakında veterinere götürmek ve tedavisine yaptırmakla hükümlülüğü mevcuttur. Söz konusu olayda hayvana çarpan şahıs bu hükümlülüğü yerine getirmemekte ve sadece aracına kontrol ederek olay yerinden uzaklaşmış ve hayvanı orada öylece ölüme terk etmiştir. Daha sonrasında hayvan vakfımız tarafından tedavisi yapılmış daha sonrasında ancak ve sonuç ölümle gerçekleşmiştir. Savcılığa teşkil eden bu olayda savcılık makamı emsal bir karar vererek, bu durumda Tarım ve Orman Bakanlığının ihbarı mahkeme şartı nedeniyle ön görmemiş, bunun suç üstü hali olarak kabul ederek, şahsın cezalandırılması suretiyle Silivri Asliye Ceza Mahkemesine sevkine karar verilmiştir. Bu açıdan emsal karar teşkil etmektedir. Önemli bir karar imza atıldığını düşünüyoruz BAŞKANI PAÇALI, BU KARAR ÇOK ÖNEMLİ BULUYORUZHayvanların Koruma Vakfı Başkanı Erman Paçalı ise, 28 Kasım günü bir şahsın yol kenarında bir köpeğe çarptığını hayvanı olay yerinde bıraktığını ayrıldığını daha doğrusu, köpeğe çarptıktan sonra durup araçtan inerek aracın tamponunu kontrol ettikten sonra, olay yerinden aracına binerek ayrıldı ihbarını bulunulmuştu vakfımıza. Bunun üzerine köpeği tedavi altına aldık. Medikal Park hayvan hastanesinde tedavisine başlandı. Yaklaşık 1 ay boyunca yoğun bakımda tedavisi devam ederken köpeğimiz yaşamını yitirdi. Biz olay yerinde köpeğe çarparak ölüme o şekilde bırakan sürücü hakkında suç duyurusunda bulunmuştuk. Buna istinaden yürütülen soruşturma kapsamında, bir ilk diyebileceğimiz emsal teşkil edilebilecek nitelikte karara imza atıldı. Hayvanı veterinere götürmeyerek, olay yerinde ölüme bırakması sebebiyle hayvanı kasten öldürme suçundan 4 yıla kadar hapis istemiyle ceza davası açıldı. Bu açıdan bu kararı çok önemli buluyoruz diye ANI GÜVENLİK KAMERASINDAGüvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde ise otomobil sürücüsünün yolda yatan sokak köpeğine çarptığı, otomobilinden inerek aracın tamponunu kontrol ettiği ve kısa süre sonra olay yerinden ayrıldığı görülüyor. Ayrıca köpeği gören bir çocuğun koşarak ev sakinlerine haber vermeye çalıştığı da kameralara Arjantin’de bir yaban hayvanı ile selfie çektirerek ona adeta bir travma yaşatan, lakin kendi çok eğlenerek fotoğrafı bir de sosyal medya hesabında paylaşan ESMER KIZ… Sabahın kör karanlığında sırtında okul çantasıyla ilk ders ziline yetişmeye çalışan küçük kız çocuğunu laf atarak korkutup eğlenerek oradan uzaklaşan BİSİKLETLİ GENÇ ADAM… Siz mi ki nefes alıp veren bir canlıyı ürkütmekten bunca zevk alıyorsunuz… Hayvan, insan, çocuk, yetişkin, fark etmez… HEPİNİZ AYNI DERECEDE İSTİSMARCISINIZ GÖZÜMDE… * * * * * Evimin yan bahçesine yaptığı inşaata sadece birkaç metrekare daha ekleyebilmek için sağlıklı üç erik ağacını bir gece yarısı dalındaki eriklerle birlikte katleden MÜTEAHHİT FİRMA… Kıskançlık krizine girip bir tenhada kız arkadaşını bıçaklayarak yaralayan OKUL LİSELİ GENÇ… Yavru kedinin bacağına koli bandı bağlayarak masum kedinin caddeye fırlayıp yaralanmasına sebep olan MAHALLENİN ESNAFI… Değil mi ki nefes alıp veren bir canlının canına kastediyorsunuz… Yere savrulan şey yavru kedinin kopan bacağıysa da, erikse de, liseli kızın kanıysa da fark etmez… HEPİNİZ AYNI DERECEDE POTANSİYEL KATİLSİNİZ GÖZÜMDE. BAZI ÜLKELERDE ÇOKTANDIR İLAHİ ADALETTEN ÖTESİNE İNANILIYOR Biz yaşamımızın ayrılmaz ve vazgeçilmez parçası olan küçük sevimli dostlarımıza eziyet eden potansiyel katilleri idari para cezalarıyla cezalandırıp kalanını ilahi adalete teslim ediyorken, bazı ülkeler çoktandır sadece ilahi adalete değil ülkesinin kendi adaletine de inanıyor. İsviçre’de hayvanlar üzerinde test edilen kozmetik ürünlerin satışı yasaklanalı yıllar oldu. Fransa Parlamentosu hayvanların eşya statüsünde kabul edildiği kanunu 4 yıl önce değiştirdi ve evcil hayvanların hisli canlılar statüsünde tanınmasını kabul etti. İngiltere’de hayvana şiddetin hapis cezası çoktan 6 aydan 5 yıla çıkarıldı. Artık hayvan haklarına saygı duymayan ülke yok. Artık hayvan hakkı olmayan ülkede İNSAN HAKKI YOK, KADIN HAKKI YOK, ÇALIŞAN HAKKI YOK, IŞÇI HAKKI YOK. HAYVANA ŞİDDETİN YÜKSEK OLDUĞU BÖLGELERDE KİŞİYE YÖNELİK SUÇLAR DA TIRMANIŞTA Yapılan araştırmalar; hayvanlara şiddetin yüksek olduğu bölgelerde kişiye yönelik işlenen suçların da tırmanışta olduğuna dikkat çekiyor. İstatistiklere göre hayvan istismarının yüksek düzeyde olduğu bölgelerde kişilere yönelik suçlar başta gelirken, bunu bireysel suçlar ve mala karşı işlenen suçlar takip ediyor. Hayvan istismarının üst seviyede olduğu kentlerimizde başka bir suçtan hüküm giymiş insanların % 57’sinin hayvan istismarında da bulunmuş olması ise bir başka dikkat çekici veri. Bunun içindir ki psikologlar ve sosyologlar hayvana şiddetin bir kişilik bozukluğu olduğunun, hayvana şiddet uygulayan bir insanın aynı zamanda potansiyel bir katil olduğunun altını çiziyor. Bunun içindir ki uzmanlar karşısındaki canlının savunmasız olduğunu bile bile ona işkence eden ve bundan haz alan insanı toplum için tehlike unsuru olarak görüyor. Bu demek oluyor ki onların yaşam haklarını ihlal eden ve hiçbir caydırıcı niteliği olmayan para cezasını ödeyen potansiyel katiller aramızda elini kolunu sallayarak dolaşıyor. Belki bizimle aynı hipermarketten alışveriş yapıyor, belki trafik ışığının yanmasını bizimle birlikte aynı kaldırımda bekliyor, hatta belki bu satırları sizinle aynı dakikalarda okuyor. BİRDEN FAZLA HAYVANA SUÇ İŞLEYENİN HAPİS CEZASI KATINA ÇIKIYOR! Milliyet’in haberine göre; Hayvanlara işkencenin suç değil kabahat görülmesine ilişkin hayvan severlerin yıllardır verdiği mücadelede önemli bir gelişme yaşandı. Kamuoyunun Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni Hayvanları Koruma Kanunu’nun değişmesine dair göreve çağırması nihayet cevap buldu ve Adalet Bakanlığı’nın hayvan şiddetini önlemek amaçlı 27 maddelik yasa tasarısı taslağı torba olarak görüşe sunuldu. Yasa tasarısına göre; henüz düne kadar bir hayvanı öldürmenin cezası kapalı alanda sigara içmekle aynı iken bugün sahipli ya da sahipsiz hayvanlara şiddet uygulayan ve öldürenlere yıl, nesli yok olmaya yüz tutmuş hayvanları öldürenlere 7 yıla yakın hapis cezası verilecek. Bu suçları birden fazla hayvana karşı işleyene ise her hapis süresi kat ! * * * * * Tasarının içeriği çok kabaca şöyle; Bir hayvana eziyet edene 3 yıla kadar hapis… Eziyet ederek öldürene yıla kadar hapis… Nesli yok olmaya yüz tutmuş hayvanı öldürene 7 yıla kadar hapis. Eğer bu suçlar birden fazla hayvana karşı işlendiyse her bir süre katına çıkıyor! İDARİ PARA CEZALARINDA DA 10-15 KATA VARAN ARTIŞLAR VAR Yasa tasarısında bugüne kadarki idari para cezalarının önemli bir bölümü hapis cezasına çevrilmekle bitmedi, hapis cezasına dönmeyen para cezalarında da 10-15 kata varan artışlar oldu. Nesli tükenmiş hayvanın nesline son verecek teşebbüste bulunana verilen 10bin TL para cezası 2 katına, hayvan eğitiminde hayvana acı çektirene verilen 500 TL para cezası 10 katına, bir hayvanın uzvuna zarar verene verilen 200 TL para cezası 20 katına, deneylerde hayvanları izinsiz kullanana verilen 200 TL para cezası 15 katına, evcil hayvanını terk edip sokağa atana ve sahipsiz hayvanı öldürene verilen 200 TL para cezası katına çıkarıldı. HAPİSTE ALT SINIRIN 4 AYDAN BAŞLAMASI ZAFİYET, SAHİPSİZ HAYVANLARIN ORMAN BAKANLIĞINA BAĞLANMASI SORUN Yasa tasarı detaylı incelendiğinde ince detaylar var. “3 yıla kadar hapis”, “ yıla kadar hapis” cümlelerinin alt açılımına bakıldığında hapis cezalarının alt sınırının 4 aydan başladığı görülüyor. Hayvan hakları savunucuları ve hukuk bilimciler 4 aydan başlayan alt sınırı sorun olarak görüyor. 2 yılın altında hapis cezalarının para cezasına çevrilebileceğini, ertelenebileceğini ve bu yüzden caydırıcı bir nitelik taşımadığını savunan hayvan hakları savunucuları sahipsiz hayvanlara karşı işlenen suçların Orman ve Köy İşleri Bakanlığı’na bağlanmasını da eleştiriyor. Bunca iş yükünün içinde Orman Bakanlığı’nın bu sorumluluğu almasının gerçekleşmesi mümkün bir uygulama olmadığını, bu sistemin işlevselliğinin yok denecek kadar düşük olduğunu savunan hukuk bilimciler şikayetlerin Cumhuriyet Savcılığı’nda soruşturulmasının gerekliliğini savunuyor. Rüyada hayvana çarpmak öğrendiklerini hayata geçirmek için çaba göstereceğine, eline geçen kazancı çok hayırlı ve güzel bir şekilde değerlendireceğine, aldığı kararların kendisini ileri taşıyacağına, ortaklık kurulan kişilerden gelecek destekler sayesinde işlerin düze çıkacağına, bir konuda destek alacağına, var olan borçların kapatılıp zararların giderileceğine yorumlanmaktadır. Rüya alimine göre rüya sahibi kimsenin hayatındaki engellerin teker teker ortadan kalkacağına, rakiplerine karşı üstünlük elde edeceğine, hedeflerini gerçekleştirmenin yolunu bulmuş olacağına, hayal ettiği ancak bir türlü gidemediği tatile çıkacağına, yuva özlemini dindirmek için arayışlara gireceğine, girdiği işlerde çok büyük kazançlar elde edeceğine alamettir. Rüyada hayvana çarpmak işlerinde yaşanan sorunların üstesinden geleceğine, hayırlı ve kazançlı bir yola girileceğine, sevilen kişileri mutlu edecek bir haber alınacağına, yaşanan zorlukların üstesinden gelineceğine, aile hayatının çok huzurlu bir şekilde geçeceğine, üzüntülerin ve tartışmaların sonunda tatlıya bağlanacağına, mutluluktan havalara uçacağına inanılmaktadır. Rüya tabirleri ansiklopedisine göre sorun yaratan kişilerle araya bir sınır çizileceğine, verilen emeklerin karşılığını bulacağına, ilerleyen zamanların gelir açısından kişiyi her zamankinden daha fazla tatmin edeceğine, hayırlı işlere girileceğine, Allah’ın sayısız lütuflarını göreceğine, hafifleyeceğine, itibarın ve makamın yükseleceğine yorumlanır. Rüyada arabayla hayvana çarpmak çok güzel bir projenin başına geçirileceğine, yardım edilen insanlardan hayır duaları alacağına ve sırtının hiçbir zaman yere gelmeyeceğine, el attığı her işte çok büyük başarı kazanacağına, iş hayatında yaşanan sorunların çözümü için çıkılan uzun bir yolculuktan hayırlı ve güzel haberler ile dönüleceğine, yaptığı işlerin günbegün artacağına, fakir fukaraya elindeki para kadar yardım edeceğine delalettir. Rüya tabiri sözlüğüne göre rüyayı görenin işinin, gücünün ve şansının yaver gideceğine, Allah tarafından çok büyük yardımlara mazhar olunacağına, herkes tarafından takdir edileceğine, verilen vaatlerin yerine getirileceğine, sevdiğine ve hayallerine kavuşacağına, sevdiği insanla daimi olacak bir mutluluk içinde olacağına, iyi geçineceğine alamet etmektedir. Gönderdiğiniz Rüyanın Tabiri En Kısa Sürede Bu Sayfada Yayınlanacak. Sayfayı Hemen Kaydet Bu web sitesi, size en iyi deneyimi sunabilmek için çerezler kullanır. Daha fazla bilgi için Gizlilik Politikası Hayvan deyip geçmeyelim, sonuçta o da bir yaratık. Bu yüzden Yunus'un; “Yaratılanı sev yaratandan ötürü” sözü her canlı için geçerli bir akçe olduğu kuşku götürmez. Ki, bu iş sadece sevmekle sınırlı değil, uygulamada gerektirir. Nitekim İslam'da bir kimse iaşe ve geçim derdiyle sahip olduğu hayvanını haddinden fazla sağması hayvanı bitap düşüreceğinden mekruh addedilir. Keza hayvana ağır yük yüklemek, fazla yol kat ettirmekte öyledir. Bakın bu hususta Abdullah İbn Amr’dan naklen rivayet edilen bir hadiste Resulullah bir keçiyi sağmakta olan bir adama uğradığında “Keçiyi sağdığında yavrusu için de süt bırak” N. El Heysemi; M. Zevaid 8/196 tembihinde bulunması bunu teyit ediyor. Kaldı ki, yine bu hususta Peygamberimiz “Hayvan sağanlar, tırnaklarını kessinler, sağım sırasında uzun tırnaklarla hayvanların memelerini kanatmasınlar” Sindi, İ. Mac’e diye öğüt vermişte. Şu bir gerçek; evcil hayvan sahibinin bakımını üstlendiği hayvana her türlü maddi ve manevi desteği sağlaması bihakkın teslimi mahiyetinde dini bir görevdir. Nitekim Peygamberimiz açlıktan karnı sırtına yapışan hayvan sahibine; “Allah'tan korkmuyor musun” uyarısında bulunmuş ta.. Tabi bu arada şunu hatırlatmakta fayda var; hak hukuk denildiğinde sadece insan ve hayvan hukuku anlaşılmasın, bu hak bitki türünden otta olsa, cemadattan dağ, taş, toprakta olsa hüküm aynıdır. Düşünsenize bir insan şu dünyada dikili bir ağaç dikmiş olsa o ağaç insanlığa hizmet ettiği süre içerisinde amel defterine sadaka-i cariye hükmünde sevap yazılır da. Demek oluyor ki ağaç deyip geçmemek gerekir, onun altında gölgelenmek bile büyük bir nimettir. Yeter ki; Allah’ın yarattığı her ne nimet varsa, o nimetin hukuku çiğnenmesin bak o zaman merhamet iklimi tüm dünyayı sarar da. Peygamberimiz bu yüzden; “Merhamet edene Allah’ta merhamet eder, siz yerdekilere merhamet edin ki göktekilerde size merhamet etsin” buyurmuştur. Tabii bitmedi, Allah Resulü hayvan hakları hususunda şu beyanları da zikretmiştir “Atlar yok mu onların alınlarında hayır bağlıdır. At sahipleri de onları beslemeleri sebebiyle ilahi yardıma ererler. Atlara harcamada bulunan kimse ise sadaka vermek için ellerini açmış bir zat gibidir” Sahihi Buhari. “Kıyamet gününde bütün hakları sahiplerine ödemeye elbette mecbur olacaksınız. Hatta boynuzsuz koyun için ona boynuzuyla vurmuş olan boynuzlu koyundan intikam alınacak, onun hakkında kısas yapılacaktır” Sahihi Buhari ve Müslim. “Her kim, bir serçe kuşunun boğazlanmasında olsun, merhametli davranırsa, Allah Teâlâ da kendisine kıyamet gününde merhamet eder” Camiüs-sağir. Bu arada Habib-i Kibriya Efendimiz hayvan hakları hususlarda mukayeseli iki misalde ortaya koymuştur. Şöyle ki, ortaya koyduğu birinci misal kıssada; “Bir kadın, bir kedi yüzünden azaba uğramıştır. O kediyi açlıktan ölünceye kadar hapsetmiş, bu sebeple ateşe girmiş, kendisine; sen kediyi hapsettiğin zaman ne ona yiyecek verdin, ne su, ne de onun yemini otlarından yiyebilmesi için salıverdin” örneğini vermiştir. İkinci kıssa misalde ise “Bir günahkâr kadın, kuyu başında susuzluktan dolayı kendini öldürecek derecede dilini çıkarıp soluyan bir köpeğe rastladığında acımış, ayağında pabucunu çıkarıp, onu başörtüsü ile bağlayarak kuyudan o hayvan için su çektiğinde bu yüzden mağfirete ermiştir” örneğini vermiştir Sahihi Buhari. İşte birinci örnekte anlaşılan gerçek şu ki; hayvan haklarını ihlal etmenin ahret azabına yol açabileceğini, ikincisinde ise hayvana gösterilen hürmetle bir anda kurtuluşa erişilebileceği müjdesi vardır. Hani her kıssada bir hisse vardır derler ya, aynen öyle de bizim için örnek teşkil edecek ibretlik ders hiç kuşkusuz ikinci kıssada gizlidir. Dahası bunca hadis-i şeriflerden bizim çıkarmamız gereken ders şu kriterler esaslar olmalı - Hayvanlara iyi davranılması gerektiği, - Hayvanların aç susuz bırakılmaması gerektiği, - Hayvanların dövülmemesi gerektiği, - Yavruların yuvadan koparılmaması ve avlanılmaması gerektiği, - Hayvanların korkutulmaması, yarış amaçlıda olsa tıpkı batıda olduğu gibi hayvanların kazıklı voyvoda türü arenalara kurban edilmemesi gerektiği. Hatta bizde alışılagelmiş yöresel horoz dövüşleri de buna dâhildir. - Hayvanın taşımayacağı yükün üstünde yük yükletilmemesi gerektiğidir. Şayet bu sıralanan temel kurallardan ders alabildiysek dönüp kendimize baktığımızda köpeğe zor şartlarda su veren kadının affedilmesi, kediyi hapsedip açlıktan ölmesine sebep olan kadının cehennem azabıyla cezalandıracağı bilgisi, Efendimizce deveye aşırı yükleyen ve hayvanını aç bırakan kimselerin ikaz edilmesi gibi hususlar iç dünyamıza tesir edip ruh iklimimizde merhamet tohumlarının yeşerebileceğini görebiliriz. Nasıl merhamet iklimi oluşmasın ki, âlemlere rahmet olarak vazifelendirilen Peygamberimiz kuşu ölen çocuğun kapısını çalıp üzüntüsünü paylaşmış bile. Kaldı ki bu hususta Rasulullah Her kim, bir serçe kuşunun boğazlanmasında olsun merhametli davranırsa, Allah Teâlâ da kendisine kıyamet gününde merhamet eder’ Cami’üs-sagir buyurmakta. Yine Peygamberimiz “Her ciğer sahibine acımak ve yardım etmek, sadaka vermek gibidir” buyurdu. Hakeza Peygamberimizin; “Haksız olarak bir serçeyi öldürenden Allah kıyamet gününde hesap soracaktır” Darimi2/11 beyanı şerifi de bir başka kayda değer hassasiyet örneğidir. Öyle ki Enes bu konunun hassasiyetine binaen bir hadisi şöyle naklediyor Bir yerde mola verince, hayvanlarınızın istirahatını sağlayıncaya kadar ibadet etmezdik E. Davut; Cihad48. Ayrıca Allah Resulü kuşların yuvalarının bozulmamasını, yumurta ve yuvalarının alınmamasını da emretmiştir E. Davudi, Cenaiz1, Buhari Edebul müfred139. Tabii bitmedi, devamı var. Bakın Allah Resulü bu hususlarla en can alıcı birçok beyanı daha var - “Atlar yok mu onların alınlarında hayır bağlıdır. At sahipleri de onları beslemeleri sebebiyle ilahi yardıma ererler. Atlara harcamada bulunan kimse ise sadaka vermek için ellerini açmış bir zat gibidir” Sahihi Buharı. -“Kıyamet gününde bütün hakları sahiplerine ödemeye elbette mecbur olacaksınız. Hatta boynuzsuz koyun için ona boynuzuyla vurmuş olan boynuzlu koyundan intikam alınacak, onun hakkında kısas yapılacaktır” Sahihi Buharı ve Müslim. - “Kendisinden hayat bulunan bir şeyi mesela bir koyunu silah eğitimi için hedef edinmeyiniz, onu bir nişangâh tutarak kendisine silah atmayınız.’ İşte görüyorsunuz bu ve buna benzer hadis-i şerifler meramımızı ziyadesiyle meramımızı anlatmaya yeter artar da. Hatta hayvan hakları hususunda sadece hadisler değil bu arada fıkıh kitaplarına da bir göz attığımızda ister istemez ilginç diyebileceğimiz bir takım hayvan hakları kuralları dikkatimizi çekmektedir. Şöyle ki; - Kırda bayırda otlayan bir hayvan sahibinin iradesi dışında ansızın parlayıp başkasının mülküne girip orada bulunan bir kimseyi tepmek veya çarpmak suretiyle öldürürse sahibine diyet gerekmez. Ancak bu fiil kendi mülkünde vuku bulduğunda duruma müdahale etmeyip engellemezse hayvan sahibine diyet lazım gelir. Hakeza kendiliğinden parlayıp kaçan bir hayvanın ardından koşup tutmak isteyen bir adamı hayvan tepip öldürdüğünde hayvan sahibine diyet lazım gelmez. - Bir hayvanın hızlı koşturulmasından dolayı ayaklarından sıçrayan büyük bir taş parçasıyla yoldan geçen birinin ölümüne veya gözünün çıkmasına sebebiyet verdiğinde diyeti hayvan binicisi öder. Çünkü binici sakınılması mümkün olan hareketi ihmal etmiştir. Şayet binicinin düşmesi üzerine boşalan bir hayvan yolda geçen bir insanı öldürürse biniciye diyet gerekmez. - Bir insan umuma açık yolda bağladığı hayvanı yoldan geçen bir şahsı öldürdüğünde hayvan sahibi diyetini ödemek zorundadır. Çünkü herkesin kullandığı umum yolda hayvan bağlanılmaz. - Yürümekte olan bir hayvan dürtme veya kamçılamaktan dolayı şahsı öldürürse ne binene, ne dürtene, ne de vurana diyet gerekir. Çünkü hayvanın yürümesi için kamçılamaya izin vardır. Ancak önde giden veya sürücüsü bulunan bir hayvanı yolda rastgele birinin izinsiz kamçılaması bundan istisnadır. Aksi takdirde ölen şahsın diyetini sadece kamçılayan tazmin eder, isterse kamçılayan çocuk olsun bu böyledir. - Bir köpeği kışkırtmak suretiyle bir şahsı öldürdüğünde diyetini o kışkırtan şahıs öder. Yine bir şahıs düşünün ki yola attığı bir akrep veya yılanın bir şahsı ısırıp öldürdüğünde de hüküm aynıdır. Madem köpekten söz etmişken şu kıssaya bakmakta fayda var Beyazıd-ı Bestami bir gün yolda gidiyormuş, daracık yolmuş ve karşısında bir köpek geliyormuş. Ve köpek silkinmiş. Tabii Bayezîd-ı Bistâmî eteklerini toplamış, üzerine pislik sıçramasın diye. Derken köpek hal lisanıyla dile gelmiş; "- Ya Bayezîd-ı Bistâmî! Benim üzerimden sıçrayan kiri bir tutam suyla temizleyebilirdin. Peki, kendini benden üstün görmekle, gönlüne düşen kiri nasıl temizleyeceksin?". Tabii bu kıssadan anlaşılan o ki, hayvanda olsa Allah’ın yarattığı mahlûk olduğu gerçeğini unutmamaktır. - Halktan birileri bir adama; “hayvanına sahip ol” diye tembih etmesine rağmen, hayvan sahibi oralı olmayıp hayvanını salıvermekle bir şahsı öldürecek olursa diyetini ödemek zorundadır. Fakat salıverilen hayvan tembih edilen yerden başka bir yere gidip orada birinin ölümüne neden olduysa bu durumda diyet gerekmez. Anlaşılan o ki; Peygamberimiz “Koyun sağıcıların, koyunların memelerine zarar vermemesi için tırnaklarını kesmeleri gerektiği” buyruğundan tutunda, yuvasından koparılmış yavru kuşların yuvasına kavuşturma çabası, canlı hayvanı korkutmak amacıyla hedef alan her kim olursa şiddetle kınaması, bindiği hayvana beddua eden kadını ikaz etmesi gibi daha birçok örneklerden hareketle hayvan haklarına riayet etmek lazım gelir. Zaten hayvanların damgalanmaması, kulaklarının yırtılıp kesilmemesi, hayvanda olsa hakaret edilmemesi, hayvanların birbirleriyle karşılıklı kavgaya tutuşturulmaması, bir takım kişisel egoları tatmin uğruna hobi olsun türünden avlanılmaması, hayvana gücünün üzerinde yük yüklenilmemesi gibi hususlar dinimizin ön gördüğü temel düsturlardır. Hatta İslam tarihine baktığımızda bu saydığımız temel düsturların aksi davranış sergileyenlerin cezalandırıldığı görülmüştür. Velhasıl; İslam ordusu bir savaşa giderken köpek ve yavrularının rahatsız olmaması için başına nöbetçiler dikip ordunun gidiş yolunu değiştiren bir Peygamberin ümmetindeniz. Dolayısıyla hayvan hakları hususunda biz batıdan değil, vahşi batı bizden ders almalıdır. Vesselam.

yolda hayvana çarpmak suç mu